instagram
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Minimal Bakım

  •   




      
     Herkese merhaba bugün büyük bir merakla alıp, tepe tepe kullanıp bitirdiğim yüz kremimi anlatacağım size belki içinizde bu kremi merak edenler vardır diye, umarım vardır :) Cilt bakım ürünlerinde hele ki nemlendiricilerde içerik mevzusu benim için önemli bildiğiniz gibi.İçerik ne kadar önemliyse uygun fiyatlı olması bitince yenisine kolayca ulaşabilmem de o kadar önemli, ee zaten bu  kriterlerde kaç krem var :)) Şimdiye kadar bu kategoride iki nemlendiriciden bahsettim blogumda biri Amie Skin Shield Moisturiser biri de Marilou Bio Argan yağlı nemlendirici Önceki bahsettiklerimden biri olan Marilou Bio yu gördüğüm yerde 2 3 tane almaya hazırım ama nerdeee bulabilene aşk olsun.

     Benim kullandığım normal ve karma ciltliler için olan.Bir de varsa kuru hassas için var sanırım ama emin değilim. Organik argan yağı ve aloe vera içeriyor, ikisinin de organik olarak biyolojik tarımla yetiştirildiği belirtilmiş.Hassas ciltler için de uygundur diyor ve tabi ki Paraben,silikon,renklendirici,mineral yağ içermiyor.

       Ben bu kremi gündüz ve gece kremi olarak yüzümü temizleyip tonikledikten sonra günde iki kez uyguladım. Çok az bir miktarıyla normalden kuruya dönük olan cildimin nem dengesini rahatlıkla sağladım.Yüzüm ne fazladan kurudu ne de yağlandı. Tertemiz, her tarafı neme doymuş, dinlenmiş ve canlanmış bir ciltle karşılaştım kullandığım süre boyunca.Kokusu çok hafif ve ferah, yapısı biraz yağlı ama cilt tarafından kolayca emiliyor. Yani ben kremi çok beğendim %95 doğal içerikli uygun fiyatlı bir krem olduğu için de gönül rahatlığıyla kullandım bitirdim.




      Bitirdim ve tüm beğenip bitirdiğim kremler gibi bunu da tekrar almam gerektiğinde bulamadım. Stokçu bir insan olmadığım için geliyor bunlar başıma hep, ama bundan sonra sevdiğim cilt bakım ürünlerinin yenisini bitmeden alıcam yeter :))   Normal ya da normalden kuruya dönük bir cildiniz varsa bu kremi mutlaka deneyin.Karma ciltlilerin seveceğini düşünmüyorum çünkü kıvamı diğer nivea kremleri gibi yağlı biraz ama çok da yağlı değil :))




       Kremin kavanozda değilde tüpte olmasını tercih ederdim. Ben 4 ay boyunca üründe hiç bir bozulma kıvamında bir değişiklik olmadan kullandım ama kavanozda olması kapağını tam kapatamadığınız anda kıvamının koyulaşacağı anlamına geliyor bir de tüpte olması daha hijyenik tabi ki.
      Sizin bana önerebileceğiniz nemlendiriciler var mı? Siz bu aralar cilt bakımınızda hangi nemlendiriciyi kullanıyorsunuz yazarsanız çok sevinirim.
       Bu serinin el kremini de almıştım o da bitmek üzere onun da yazısı gelir yakında.Fiyatı 25,28 tl civarı indirimsiz ama indirimler ne güne duruyor.
    Not:Yazıyı dün yazdım a101 e gittiğimde bu seriyle karşılaştım fiyat 9.90 dı krem yine bitmişti ama diğer a101 lere bakıcam bugün.

     Okuduğunuz için çok teşekkür ederim, 
    Sorularınızı ve merak ettiklerinizi aşağı bırakabilirsiniz.
    Continue Reading
      
     Blogumda iyi bir dizi-film listesi olsun çok isterim.İzleyecek bir şey bulmak benim için problemdir.Bu problemi aştığım anlarda buraya yeni bir tavsiye geliyor demektir.Umarım devamı gelir bu listenin :))

       Thirteen, dram türünde bir mini dizi, daha önce izlediniz mi ya da duydunuz mu bilmiyorum. Ben rastgele afişini beğenip neymiş diye bakıp izlemeye başladım ve 5 bölümü de bir gecede izlememek için kendimi zor tuttum.



       Marnie Dickens tarafından oluşturulan Thirteen BBC Three ve BBC America'nın psikolojik dram türündeki 2016 yapımı İngiliz dizilerinden biri. Başroldeki kızın oyunculuğunu ben çok beğendim bir de Elliott'ı  :) Kız 13 yaşında kaçırılıyor, 13 yıl boyunca tutsak kaldıktan sonra bir gün kaçmayı başarıyor dizi kaçmayı başardıktan sonraki olayları konu alıyor. 

     Psikolojik dram, hafif gerilim seviyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.Eğer izlerseniz de yorumlarınızı benimle de paylaşmayı unutmayın.Sizin de dizi tavsiyelerinizi bekliyorum.  Black Mirror yazmayın nolur yorumlara ben ilk bölümünü izlemiştim ama hiç beğenmedim.Diğer bölümlere hiç bakmayacak kadar beğenmedim.Korku türünden de hoşlanmıyorum.Dram, romantik, belki gerilim, komedi türünde tavsiyelerinizi bekliyorum belki fantastik, bilim kurgu da olabilir :))
       
       Ayrıca dizi müzikleri de çok güzel, bu jenerik müziği :)


      

    imdb:7.4
    Continue Reading


          Makyaj yaparken dudağıma lip balmdan fazlasını sürmeyenlerden olduğumu söylemiştim.Zaten hala 4 rujum var.Birinin yazısını bloga eklemiştim.Pastel Nude 536, en çok kullandığım o ve şimdi anlatacaklarımdan biri Barely there.İkisi de doğal tonlarda ve yapıları mat değil, kremsi,hafif parlak bitişli. Koyu rujlara da bayılıyorum boş gözler koyu dudaklar görünümünü çok seviyorum ama henüz kendimde değil :) 

       Barely There i bilmeyeniniz yoktur diye tahmin ediyorum. Bir ara çok popüler oldu 2 sene önce falandı sanırım ben de o zaman satın almıştım. Barely there in rengi içinde morluk bulunan bir gül kurusu. Morluk yerine kahveliği tercih ederdim ama böyle de gayet güzel. Yapısı kremsi ve parlak bitişli, Gün içinde defalarca sürseniz bile dudaklarınızı kurutmaz aksine nemlendirir yapıları çok güzel. 



    Kalıcı değil en fazla 2 3 saat kalıyor bende ama tazelemesi çok kolay olduğu için önemli değil benim için.Ben tonunu yapısını günlük kullanımda çok seviyorum, buğday tenli olduğum için dudak rengimin biraz koyusu gibi zaten o yüzden çok doğal durduğunu düşünüyorum.



       Diğer renk ise tam bir pembe.İçinde hiç bir şeylik bulunmayan soğuk bir pembe :)) Bu sebepten kendisiyle pek alakam yok öyle duruyor daha ziyade.Bunu da o zamanlar çok görmüştüm çok doğal duruyor çok güzel bir renk diye tabi güzellik göreceli bir kavram.Ben kendime yakıştırmadım ama gerçekten doğal duruyor.Kendi dudağın pembeymiş gibi gözüküyor.Pembe renk veren lip balm dan hallice bir ruj.Beyaz tenlilerde çok güzel olabilir.
    Swatchları da bu şekilde.



    Siz günlük olarak en çok hangi ruju kullanıyorsunuz?

    ( Renkli kozmetikte daha çok rujlarda bulunan kurşunla ilgili yazılar okumuşsunuzdur.Ağır metal olduğu için gerçekten dikkatli olmak gerek.Elimdeki 4 ruja da internetten bulduğum kurşun testini uyguladım ve ne yazık ki 4 ünde de teste göre kurşun olduğunu gördüm.Bunu da belirtmek istedim, belki zamanla daha bilinçli hareket edebiliriz.Biz bilinçlendikçe kozmetik ürünlerini yapanlar da, nasıl daha sağlıklı olabilir sorusuna yönelirler.Bu kısmı moral bozma niyetiyle değil bilgilendirme amaçlı yazdığımı da belirtmek isterim  :))

    Sevgiler

       
    Continue Reading


    Size bugün kullanmaktan zevk aldığım, saçlarımın da çok sevdiği temiz içerikli şampuanlarımdan bahsedicem. İki çeşidini bloga yazmayı düşünüyorum,bugün biriyle başlayayım. Neredeyse her çeşidini denedim ama saçlarım normalden yağlıya dönük olduğu için normal, yağlı saçlar için olanları tercih ettim genelde.En çok satın aldığım da bu 10 bitkili olan.Ben saç ve vücut ürünlerinin arkasını okumayı çok severim, bu sefer de öyle yapıcam.Yazılanlarla benim gözlemlerimi karşılaştırıcam.Umarım faydalı olur sizin için.
      
     Adaçayı, nane, melisa, biberiye, mersin,sığla, kekik, ardıç,lavanta ve papatya özleri ile saçınızı kökten uca temizler ,canlandırır diyor buna kesinlikle katılıyorum.Bu şampuanların en sevdiğim özelliği saçlarımı çok iyi temizlemesi, saç diplerimi hafifleştirmesi.

       Saça sağlık,parlaklık kazandırır,dolgunluk verir, çevremden saçların çok güzel parlıyor ne kullanıyorsunu defalarca duyduğumu söyleyebilirim.Ürün birikme yapmadığı için saçı donuklaştırmıyor herhalde.Dolgunluk konusunda doğal bir dolgunluk veriyor yani dolgunluk hacim denilince hepimizin aklına blendax reklamlarının geldiğini biliyorum doğal saçın alacağı hacim ne kadarsa o kadar bir hacim veriyor,çok bir şey beklememek lazım :))




       Saç tellerinin onarılarak,korunmasına yardımcı olur diyor, buna yorum yapamıcam çünkü ben saçıma kurutma haricinde herhangi bir işlem uygulamıyorum.Yıpranmış ya da boyanmış saçlı birinin gözlemlerine bakmak lazım.

       Saçlarınız kolayca durulanır,taranır,şekil alır, kolayca durulanması benim için çok çok önemli,kesinlikle kolayca durulanıyor,saçta birikme, ağırlaştırma yapmıyor.Uzun ve ince telli saçlı biri olarak aşık olduğum kısmı da burası olabilir.


       Düzenli olarak kullandığınızda saçlarınızın özündeki doğal ışıltıya ve sağlıklı görünüme kavuştuğunu göreceksiniz, kesinlikle katılıyorum.

       Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bence şampuan önemli bir mevzu.Şampuanların içindeki gereksiz, zararlı maddeler hakkında bir şeyler okudukça artık kullanamaz hale geliyorsunuz.Organik şampuanların fiyatlarının da farkındayım, bu yüzden Otacı'yla tanıştığım için ben çok memnunum açıkçası.İyi ki alıp denemişim 2 sene oldu artık sanırım başka bir şampuana elim gitmedi hiç.Benim bir şampuandan beklediklerimin hepsini karşıladılar umarım sizin beklentilerinizi de karşılarlar.



       Sülfatsız mı diye sorarsanız, içinde sls sles gibi tahriş edici sülfat türleri yok.Ancak daha az tahriş edici olarak geçen Disodyum Lauret Sülfosüksinat var.Onun dışında diğer tahriş edici maddelerden bazıları en son sıralarda yer alıyor.Yani içerisinde bulunma oranları çok az.Fakat şöyle bir şey var ki, Otacının aynı seriden limonlu zeytinyağlı olanı tamamen sülfatsız,sonlarda bulunan tahriş edici alerjen maddelerin hiçbiri de bulunmuyor.Keşke hepsinde de aynı durum geçerli olsaydı hep onu tercih etmeme sebebim de onun kuru saçlar için olması, normale oranla daha çabuk yağlandırıyor saçlarımı.Keşke bu 10 bitkili de tamamen sülfatsız olsaydı ama bu haliyle de diğerlerine oranla büyük fark yarattığını söyleyebilrim.Limonlu zeytinyağlı olandan da bahsedicem, sülfatsız uygun fiyatlı şampuan alternatifi olarak dursun.
       Ben devamlı kullandığım için indirime girdiğinde alıyorum,ama en son aldığımda indirim yoktu ve 16,5 tl ydi sanırım.
       Kokusunu sevmeyen olacağını sanmıyorum çünkü ben ba-yı-lı-yo-rum :)) Çünkü yapay bitki kokuları değil aranızda limon kokusunu nane kokusunu adaçayı kokusunu sevmeyen var mı ? :))) En sevdiğim kokular şampuanı burnuma dayadım öyle yazıyorum bu kısmı :))
    Umarım beğenmişsinizdir, yorumlarınızı bekliyorum.Kullanan var mı aranızda?





     




     


    Continue Reading
       

    Benim Olun Lütfen yazıma devam niteliğinde bir yazı daha yazmak istedim bugün.Tam da sonbahar kış alışverişi yapıyorken bana rehber size fikir olsun.Sonbahara dair bir ince kazak aldım sadece henüz o da bu, biliyorsunuz sade bir dolabım olsun istiyorum.Fazla kıyafet satın almaktan hoşlanmıyorum dolabım tıka basa dolduğunda rahatsız oluyorum. Giymediklerimi elimden çıkarıp yerini öyle doldurmaya çalışıyorum, sadelik insana iyi hissettiriyor.
       Gelelim bu sezon almak istediklerime, bu arada niye hep Mango diye sorarsanız seviyorum :)) Şaka şaka seviyorum da bir de Denizli'de kendime en yakın bulduğum marka kendisi. Evet bu sezon için seçtiklerime gelelim.

    1.Koton Kazak : Pembenin bu tonunu çok seviyorum, bu ince kazak da çok rahat ve şık bence tam benlik.

    2.T-Shirt : Yine rengi itibariyle vuruldum kendisine.T-shirtler bu hayattaki en sevdiğim şeyler de olabilir.Hırkaların altına çok güzel olur.

    3-Gömlek : Fotoğrafta çok düz gözüküyor ama kızın üzerinde çok dökümlü güzel bir gömlek.Buna da bakmalıyım.

    4-Kırçıllı Yün Mont : Bu aralarında en çok istediğim.Bu paltoları çok çok seviyorum.Fiyatı da çok iyi umarım bunu kaçırmam.

    5-Dik Yakalı Kazak : Bu renkteki kazakları da seviyorum, modern güzel bir kazak.

    6- Çanta : Bu çantadan emin değilim ama böyle bir çantaya üniversitede ihtiyacım var.İçine bilgisayarım sığar mı acaba onu bir ölçmeliyim.Dosyalarım falan düzgünce durur bence iyi gibi ama burada fikrinize ihtiyacım var.

    Benim bu sezon beğendiklerim bunlardı, sizin beğendiğiniz spesifik parçalar varsa linklerini aşağı bırakabilirsiniz.Aralarında beğendikleriniz var mı çok merak ediyorum.Dediğim gibi çanta hariç ben hepsine aşık oldum umarım hepsi benim olur :)

    (Not:Başlıklara linkleri koydum oradan daha detaylı inceleyebilirsiniz.)


    Mutlu günler 💕

    Continue Reading
       Bugün biraz Blogger'ın anlamadığım ve beğenmediğim yönlerinden bahsetmek istiyorum. Blogger blog açmak istediğimde aklıma gelen ilk platformdu.Ayrıca Google'ın olması sebebiyle de tercih sebebimdi.Blogu açtıktan sonra da gördüm ki gerçekten çok fazla kullanıcıya sahip.


       Anlamadığım bir yönü var ki neredeyse bir yıldır aktif kullanmama rağmen ne bir yenilik ne bir güncelleştirme ne bir farklılık var.Blogger neden hiç güncellenmiyor bu konuda bir fikri olan var mı?
       Bloga eklenen eklentiler mesela sanırım yıllardır aynı seçenekler var ve hiçbiri modern ve kullanışlı değil.
       Takip etme sistemi, takip ettiğim blogları daha anlaşılır ve kullanışlı bir biçimde görebilmeliyim,hepsini sol tarafta alt alta sıralaması hoşuma gitmiyor.
       Blogumda bulunan izleyiciler kısmında izleyicimin üstüne tıkladığımda bloguna bile ulaşamıyorum.Çoğu zaman hiçbir bilgiye ulaşamıyorum.İzleyicinin üzerine tıklandığında koyduğu linklere ve bloguna direkt ulaşabilmeliyim.
       Takip ettiğim bloglarda, ben onlara ''blogunuzu takip ediyorum muhakkak ben de takibe beklerim'' anlamına gelen farklı bir yorum atmak zorunda kalmamalıyım ki onu izlemeye aldığımı daha kolay bir şekilde farkedebilsin. Yeni gelen izleyicileri bildiren bir sistem olmalı.
       Yeni bir blogu izlemeye aldığımda Google + hesabımla izlemeye alıyor.Blog sahibinin benim bloguma ulaşması mümkün olmuyor.4 aydır Blogger'da aktif değilim ama önceden farklı bir hesapla takip et gibi bir seçenek çıkıyordu Blogger hesabımı seçiyordum, yeni takibe aldığım blog sahibi, o şekilde blog linkime ulaşabiliyordu.Şimdi neden yok? Ya da var ben mi bulamıyorum? aşağıda nasıl yapmam gerektiğini anlatın bana lütfen :)

       Tema azlığından Bloggerın kendi sağladığı temaların basitliğinden bahsetmeme gerek yok zaten.Her ay yeni bir tema bize sunabilir biraz yenilikçi olabilir,çok basic bir yer Blogger evet biliyorum, basit bir sistemi var onu da biliyorum ama hiç yenilenmediğini ve bu kadar sınırlayıcı bir yer olduğunu bilmiyordum.Uygulaması var ama ''ülkenizde kullanılamıyor'' diyor, telefonumdan da blogumu rahat bir şekilde kontrol etmek istiyorum ama ona da imkan vermiyor .
    Fikirlerinizi çok merak ediyorum blogger hakkında aşağıya yazın mutlaka.Blogger hesabıyla takip etme hala devam ediyor mu nasıl yapılıyor biliyorsanız lütfen aşağı yazın :) Yeni gelen izleyicilerime yorum atmadıkları sürece ulaşamıyorum nasıl iş bu ya ingilizceme güvensem Google'a mail atıcam da neyse önce size bir sorayım :) 
       
    Continue Reading
     
       
       Uzun bir aradan sonra ne yazsam diye düşündüm ve hazır eve dönmüşken ve odamı toparlıyorken kenarda sakladığım boş kutulardan kurtulmak istedim.Umarım keyifle okursunuz.Hepinize mutlu günler diliyorum 💕 

    1.Le Petit Marseiliais Besleyici El Kremi : En sevdiğim el kremlerinden biri oldu, geçtiğimiz kış kullanıp bitirdim.Yazısı da blogda mevcut okumak isterseniz başlığa tıklayabilirsiniz. Şu an eskiye oranla daha çok su içsem de gün içinde çok fazla kuruyan ellerim için tekrar satın alacağım ilk krem olacak.

    2.Gülsarayı Doğal Gül Suyu : Gül suyunu bir çoğumuz kullanıyoruz.Kokusundan dolayı kullanmaktan hoşlanmayanlar var.Ben kokusunu da etkilerini de doğallığını da seven taraftayım.Kısa vadede mucizeler yarattığını söyleyemem ama uzun vadede cildi pürüzlerinden arındırdığını, gözenekleri temiz tutup sıkılaştırdığını gönül rahatlığıyla söyleyebilirim.Tabi ki kullanmaya devam ettiğiniz süreç içerisinde :)) 
       Benim burnumun üstü başta olmak üzere yüzümün iç kısımları çok pürüzlü olur her gün peeling ya da peeling etkili bir pamukla yuvarlak hareketlerle temizlemem gerekir ki pürüzsüz olsun.İki yöntem de uzun vadede bana zarar verecekken her gün doğal bir şeyle yüzümü silmem aynı etkiyi veriyorken ben bu yöntemi kullanmayı seçenlerdenim.
       Markası çok da önemli değil bence sadece içerisinde sadece gül suyu olanları tercih ediyorum tabi ki.Bu konuda bir şey daha eklemek istiyorum Otacı'nın Güllü Suyu'nu kullanıp beğenmeyen arkadaşlarım için söylüyorum o sadece gül suyu değil, içerisinde başka içerikler de var, bunu da söylemek istedim baya popüler bir ürün ama yanlış kullanılıyor :(

    3.Amie- Skin Shield Daily Moisturiser spf 15 : Bu Amie'nin günlük nemlendiricisi uygun fiyatlı temiz içerikli ürünler kullanma hevesim başladığı zamanlarda ilk aldığım yüz nemlendiricisiydi.O dönem severek kullanmıştım ama daha yarısına gelmeden içerisindeki simlerden rahatsız olduğum için kullanmayı bırakmıştım.Rahatsız edici simleri olmasa kesinlikle bitirirdim.İçeriği zengin, uva.uvb koruyuculu, paraben, sülfat, mineral yağ ve hayvanlardan elde edilmiş bir madde içermeyen güzel bir kremdi.Ama şu an Gratislerde satılmıyor bile sanırım.Marilou Bio da kalktıktan sonra temiz içerikli bir ürün kalmadı sanırım Gratislerde :((

    4.Garnier Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu : Bu şişeyi sevmeyen el kaldırsın var mı arkadaşlar  :)) Elimdeki de bitince farklı bir miseler su denemek istiyorum artık.Önerilerinizi bekliyorum!



    5.Otacı Bitki Özlü Şampuanlar : Yaklaşık 2 senedir sadece Otacı'nın bu şampuanlarını kullanıyorum.Şampuandan temizlemesi ve zarar vermemesi haricinde hiç bir şey beklemiyorum ben.Bu konuda da bu şampuanları kesinlikle tavsiye ederim.Organik bir şampuan değil ama içeriği diğer şampuanlara göre daha temiz.Çeşitleri arasında çok fark yok genelde hangisi satın almak istiyorsam onu alıyorum.Fiyatları indirimde 12,5 tl ydi ama yazın hiç bakım ve kozmetik alışverişi yapmadığım için fiyatlarda bir değişim olmuş olabilir :)) 

    6.Le Petit Marseiliais Beyaz Şeftali ve Nektarin Banyo ve Duş Jeli : Bu galiba içlerinde en sevdiğim, kokusunu çok seviyorum.Her banyoda duş jeli kullanmıyorum ama yazın bu konuda kendimi sınırlamıyorum bunu da severek kullandım bitirdim.Banyodan sonra cildi kurutmaması güzeldi, kokusunu da gün içinde burnumu koluma dayarsam duyabiliyorum o da güzel :)) Ama şu an lavantalı doğal sabunuma geri döndüm :)) Arada kaçamak yapmak istersem diye diğer çeşitlerinden de banyoda mevcut :)

    7.Pure Beauty-BB Krem : Bu kreminde yazısı blogda var, kullandığım tek ten ürünü başka bir tane almaya gerek duyurmadı bende.Şu an ikincisini kullanıyorum.Yazısını okumak isterseniz başlığa tıklayabilirsiniz :)




    8.Wet n Wild-Megaclear Maskara : Kaşlarımı sabitlemek için geçen sene kullandım bitirdim.Güzeldi tekrar alabilirim.Yazısını okumak isterseniz başlığa tıklayabilirsiniz :)

    9.Nivea- Nem Maskesi : Öncelikle kuru ciltliyim ve bu maskeyi çok severek kullandım bitirdim.2 kullanımlık satılıyor ama ben bir poşedini 2 ye bölüp kullandım, fazla ürün var içinde bence.Neme doymuş, sağlıklı, parlak canlı bir cilt elde etmiştim.Tekrar seve seve satın alırım.Kokusu da çok güzeldi.

    10.Beauty Formulas Burun Bantları : Burun bantları en büyük kurtarıcılarım olsa gerek.Burnumda siyah noktadan ziyade beyaz nokta ve pürüzlenme sorunum var.Haftada bir kez yaptığım bir şey genelde.Çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim bir de o çıkan şeyleri görmek insana gerçekten farklı bir zevk veriyor :))  Bunun haricinde Bim'de satılan o meşhur bantlardan kullandım bence aralarında pek bir fark yok ama fiyatı Bim'dekinin daha uygun olduğu için onunla devam ediyorum.Kokusundan rahatsızım ama onların, bunun kokusu o kadar da kötü değildi diye hatırlıyorum.

    11.Maybelline-The Falsies Black Drama : Kirpikleri çok güzel uzatan biraz da kıvıran, çabuk sabitlenen, gün içinde dökülme ya da akma yapmayan çok güzel bir rimel.Bir önceki yazımda kendisinden bahsetmiştim okumak isterseniz başlığa tıklayabilirsiniz :)

       Bloguma yeni gelen izleyicilerimin hepsine geri dönücem, takip edip yazılarımı okuduğunuz için çok teşekkür ederim :) Bitirdiklerimin arasında sevdikleriniz ya da sevmedikleriniz varsa bana yazarsanız çok sevinirim.Ayrıca yenileri için tavsiyelerinizi bekliyorum :))















    Continue Reading
       
         Selam arkadaşlar öncelikle tekrardan söylemek istiyorum ki iyi ki açmışım bu blogu. Çok güzel insanlarla dolu bir yer burası kesinlikle. Ne yazık ki okulun yanında blogu da düzenli yazı yazarak güncel tutamıyorum. Ama canımın sıkıldığı zamanlarda biliyorum ki açarım blogger'ı takip ettiğim güzel insanların güzel yazılarını okurum, onlarla enerjim yükselir, motivasyonum artar yeni bir şey keşfederim günlük yaşamıma bir renk gelir. Ayrıca ben sizi okudukça,yorum bıraktıkça nasıl mutlu oluyorsam benim blogumu okuduğunuzda, yorum bıraktığınızda da inanılmaz mutlu oluyorum.

     Ben yoğun olduğum bir şeylerle uğraşmam gereken zamanlardaki makyajımdan hiç bahsetmiyim isterseniz çünkü ortada çoğu zaman bir makyaj olmuyor :)) Bir rimel bir bb krem biraz bronzer bu kadar belki çok az allık bu benim okul makyajımdı geçtiğimiz ay boyunca. Onda da Denizli'nin sıcağı bastırmaya başladıkça bb krem de bir fazla gelmeye başladı rimel ve kapatıcıya geçtim dün itibariyle :)) 

       Gördüğünüz gibi vazgeçemediğim tek şey rimel. Bu blogda keşfettiğim sürdükten sonra kontrol etmenize gerek kalmayan maskaralardan severek kullanıyorum diye bahsedeceğimden emin olabilirsiniz. Bu sebepten ilk olarak gözüm kapalı sürün ve unutun dediğim Maybelline The Falsies Volum'express Black Drama olacak.



        Bu sefer fazla uzatmadan neden bu kadar sevdiğime geçeyim.Diye bir cümle kurdum fakat öncesinde ne kadar uzattığımın siz de farkındasınız neyse :)) Kirpikleri çok güzel uzatan ve orta halli de bir dolgunluk veren bir maskara. Bir de benim kirpiklerimi çok hizalı ve düzgün tutuyor uyguladıktan sonra bazıları yukarı bazıları aşağı bakmıyor bazı maskaralar öyle oluyor bende bilmiyorum sizde de oluyor mu.Bu maskara benim için sürdüğümde her seferinde aynı performansı veren joker bir ürün. Bu kısım sadece bana özel olabilir sizin de vardır sonucundan emin olduğunuz maskaralar risk almak istemediğinizde elinizin gittiği benim de bu maskara o maskara :)) Bir de en önemlisi gün içinde tabi ki akmıyor.
       Ben kirpiklerimi kıvırarak uyguluyorum, kıvırmadan uyguladığımda da bir miktar kıvırıyor ama bana yeterli gelmiyor, ama kirpiklerimi kıvırdıktan sonra uyguladığımda tüm gün kirpiklerimi kıvrık tutuyor o performansını da çok seviyorum.



       Fırçası kıvrımlı ve biraz oynar başlıklı.Ama oynar başlıklı olmasının hiç bir espirisini ben keşfedemedim ama zararını da görmedim.Kıl fırça ve kılları yumuşak, gereksiz ayrıntılara mı giriyorum şu an neyse orayı geçeyim.Yapısı bitmeye yakın iyice koyulaştığında kirpikleri birbirine yapıştırabiliyor kılları bazı yerlerinde birbirine çok yakın çünkü ama şuan kullandığım son demlerinde, yapıştırması rahatsız edecek düzeyde değil bence.Kullanım ömrü açıldıktan sonra altı ay diğer çoğu Maybelline maskara gibi.



       Kirpiklerimden sadece Garnier'in kusursuz makyaj temizleme suyunu kullanarak çok kolay bir şekilde çıkıyor. Günlük kullandığım maskaranın akmamasından doğal durmasından ziyade çıkarırken de kirpiklerimi ve gözüme zarar vermemesi önemli benim için o konuda da çok başarılı.
       Rimmel London Lash  Accelerator yazımda da bahsetmiştim.Maybelline rimeller kötü içeriklerle sağlığımızı da tehdit etmiyor buraya da Ewg Skin Deep puanını bırakayım.Tercih etmek için de önemli bir neden.

       Neredeyse hepimizin favorisi olmayı hak eden bir maskara bence de.Eğer sizin de favorinizse en çok hangi etkisini beğendiğinizi yorum olarak bırakırsanız çok sevinirim.Favoriniz değilse de sizin favori maskaranız hangisi yazın mutlaka. Daha önce kullanmadıysanız da mutlaka deneyin derim hele ki maskara arayışındaysanız.
     Arayı çok açmamak ümidiyle bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
     Mutlu günler! 
    (Tüm yazı boyunca rimel mi yazsam maskara mı diye ikileme düştüm ben rimel demeyi daha çok seviyorum ama doğrusu maskara rimel rimmel markasından geliyor diye de biliyorum doğrusunu bilen varsa yazarsa da çok sevinirim :))) Böylesine mühim bir bilgiden beni mahrum bırakmazsa sevinirim :)) )
    Continue Reading
    Newer
    Stories
    Older
    Stories

    About Me

    About Me
    Tuba 24 Turkey

    Follow Me

    • pinterest
    • instagram

    Blog'da Neler Var?

    • Ana Sayfa
    • Cilt Bakımı
    • Makyaj
    • Saç Bakımı
    • Favoriler
    • Alışveriş
    • Bitenler
    • Dizi Önerileri

    Bu Blogda Ara


    İzleyiciler

    En Çok Okunanlar

    • Dalan d'Olive | Nemlendirici Bakım Kremi ( Body Butter )
    • Favori Rujum | Pastel Nude 536
    • Alışveriş #2
    • Blog Destek Grubu
    • Daimi Favorilerim | Renkli Kozmetik #1
    • Benim Olun Lütfen | Mango Yeni Sezon Sonbahar-Kış 2016
    • Favori Maskaram | Maybelline - The Falsies Volume Express Black Drama
    • İnecto Naturals | Hindistan Cevizli Vücut Losyonu
    • Rimmel London | Match Perfection Kapatıcı
    • Nivea | Pure&Natural Nemlendirici Gündüz Kremi

    Google +

    Fotoğrafım
    Minimal Bakım
    Profilimin tamamını görüntüle

    En Yeniler


    Blog Archive

    • ▼  2019 (10)
      • ▼  Haziran 2019 (1)
        • Alterra | Üzüm ve Beyaz Çaylı Göz Kremi
      • ►  Mayıs 2019 (2)
      • ►  Nisan 2019 (2)
      • ►  Mart 2019 (4)
      • ►  Ocak 2019 (1)
    • ►  2018 (16)
      • ►  Aralık 2018 (1)
      • ►  Kasım 2018 (2)
      • ►  Ekim 2018 (2)
      • ►  Eylül 2018 (2)
      • ►  Haziran 2018 (1)
      • ►  Mayıs 2018 (2)
      • ►  Nisan 2018 (1)
      • ►  Şubat 2018 (1)
      • ►  Ocak 2018 (4)
    • ►  2017 (29)
      • ►  Aralık 2017 (1)
      • ►  Ağustos 2017 (10)
      • ►  Temmuz 2017 (10)
      • ►  Mayıs 2017 (1)
      • ►  Nisan 2017 (1)
      • ►  Şubat 2017 (1)
      • ►  Ocak 2017 (5)
    • ►  2016 (32)
      • ►  Aralık 2016 (3)
      • ►  Kasım 2016 (2)
      • ►  Ekim 2016 (5)
      • ►  Eylül 2016 (1)
      • ►  Mayıs 2016 (1)
      • ►  Nisan 2016 (1)
      • ►  Mart 2016 (3)
      • ►  Şubat 2016 (7)
      • ►  Ocak 2016 (9)
    • ►  2015 (3)
      • ►  Aralık 2015 (2)
      • ►  Kasım 2015 (1)

    Bana Yazın!

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

    Bumerang - Yazarkafe

    Created with by BeautyTemplates | Distributed By Gooyaabi Templates

    Back to top