instagram
Blogger tarafından desteklenmektedir.

Minimal Bakım


  •    Yazmayı en sevdiğim serilerden biriyle daha karşınızdayım :) Uzun aralıklarla yazdığım için bu seriyi, baya ürün biriktiriyorum sonra kendime kızıyorum şunları zamanında anlat ve at diye. Baya biriktirmişim yine, yazıdan sonra hepsini geri dönüşüm kutusuna bırakıp gelicem. Hadi başlayalım.


    Procsin - Karbonlu Siyah Yıkama Jeli : Bundan nasıl nefret ettim anlatamam :) Kendisinin herhangi bir ciltle uyum sağlaması bence mümkün değil. İçinde o kadar çok sülfat var ki, bütün çeşitlerini koymuşlar resmen. Yüzümü yıkadıktan sonra kağıt gibi kuruyordu, üç, dört kullanımdan sonra hemen bıraktım. Fırça temizlemede kullandım, bitirdim, kapağı falan da kırıldı zaten. Açıkça söylemem gerekirse, instagramdaki bazı reklamcılara kanıp aldım bu seti bir buçuk sene önce falan, iki ürün daha vardı, onları da hiç sevmedim ve bitirmeden bıraktım. Her ürün hakkında o kadar çok reklam yapılıyor ki bazen biz bile kanabiliyoruz. Kendi filtrenizden geçirdiğiniz insanların tavsiyelerini dikkate alın derim :) Diğer ürünleri de bence çok kötü. Bir daha bu markadan hiç bir şey almam. 

    Himalaya Herbals - Neem Özlü Scrub : Kurutmadan mat ve kadife doku bırakan güzel bir scrubdı. Yine karma ya da yağlı ciltliyseniz sevebilirsiniz. Yazın o matlaştırıcı etkisi güzel olabilir, ben şimdilik tekrar almam cilt tipime uygun değil çünkü. 


    Nivea- Pure And Natural Gündüz Kremi : Kaç kutu bitirdim acaba şu kremden :) Bulduğum müddetçe satın almıştım, şu anda bulamıyorum. Sadece nem veren, başka bir etkisi olmayan temel nemlendiricilerdendi. Çok severek kullandım bitirdim. Daha detaylı bahsettiğim yazım burada. 

    Bee Beauty - Yaban İğdeli Nemlendirici : Bu seriyi de biraz daha temiz içerikli diye satın almıştım ama özellikle kokusuyla hiç anlaşamadım. O kadar baskın parfüm kokusu var ki, gün içinde de uçup gitmiyor baya da kalıcı o yüzden ayak kremi olarak kullandım bitirdim kendisini :)) Yapısı da kalındı, yüzün üstünde kalıyor sadece, iyi emildiğini düşünmüyorum. Artık yok gerçi bu seri.

    Nivea - Canlandırıcı Nem Maskesi : Çok severek her çeşidini kullanıyordum, bunu saklamışım sadece. Başka çeşitleri çıktı şimdi, onları alıp kullanırım, seviyorum bu Nivea'nın tek kullanımlık nem maskelerini. Gerçi artık cilt bakımı adımlarım sayesinde nem maskesi yapmama gerek kalmıyor.

    Pure Beauty - White and Bright Göz Kremi : Harika bir göz kremi bu. Ayrıntılı yazısını buraya bırakayım. Ne yazık ki artık bulamadığım için başka göz kremine geçtim ama bulursam tekrar hemen alırım :)

       Avon Nutri Efects'in hiç bir işe yaramayan kreminden bir önceki bitenler yazısında bahsetmişim, yazısını yazarım belki diye atmamışım sanırım, fotoğrafta o yüzden var ama tekrar söyleyeyim hiç sevmedim :)


    La Ligne - Lime ve Aloe Veralı Duş Jeli : Nadir duş jeli kullanıyorum, en çok doğal sabunları seviyorum. Nadiren de olsa duş jeli kullanmak istediğim dönemlerden birinde Gratis'ten almıştım bunu. Hiç bir esprisi yoktu, kokusu da güzel değildi tekrar almam.

    Otacı - 10 Bitkili Canlandırıcı Şampuan : En sevdiğim şampuanlardan olduğunu söylememe gerek bile yok artık. Almaya, kullanmaya devam. Ayrıntılı yazısını buraya bırakıyorum. Bir diğer ilgili yazım da burada :)

    Bioblas - Organic Oils Sarımsaklı Saç Kremi : Şampuanıyla kullanmıştım bu seriyi. Saçları oldukça bakımlı gösteren bir ikiliydiler, saç kremi daha uzun sürede bitti ve kullandığım süre boyunca saçlarımı hiç kuru hissetmedim. Saçı bakımlı, yumuşak ve bakımlı gösteren şey bence saç kremi o yüzden saç kremlerini baya severim ben :) Güzeldi, tekrar alırım. Kokusu da güzeldi.

    Loreal - Casting Sunkiss Renk Açıcı Sprey : İlk çıktığı zamandan beri kullanıyorum ben bunu :)) Her sene bir şişe bitiriyorumdur. İnstagramda nasıl uyguladığım hakkında bir gönderim var. Saçlarınız çok koyu değilse, bununla açılıp daha sarı bir tona kavuşabilir ama yavaş yavaş denemek lazım mutlaka. Ben çok memnunum, tekrar alırım. Şu anda da, yeni bitirdim başka bir şişe daha :)


    Sensodyne - Naneli Diş Macunu : Diş macunu benim için çok önemli ve en sevdiğim Sensodyne bu konuda. Birincisi hassas dişlere sahibim ve hassasiyet önlemede bence Sensodyne çok başarılı, İkincisi, daha basic temiz bir içeriğe sahip diğerlerine göre. Üçüncüsü sadece dişlerde değil, ağız içi hijyenini sağlamada da çok başarılı buluyorum ben, ağzımın içini komple temiz hissettiriyor. En sevdiğim çeşidi de naneli olan :)

    Garnier - Nem Bombası Sprey Güneş Koruyucu : Yüzünüze deodorant sıkmakla aynı hissi veriyor, kullanamadım bile direkt bitenler kutusunu boyladı ne yazık ki. Alma amacım özellikle güneşin kendini çok hissettirdiği günlerde, dışarıda da güneş koruyucumu tazeleyebilmekti ama olmadı :) Sprey güneş koruyucularının solunmasının çok büyük tehlike olduğu da kanıtlandı zaten, o yüzden aman diyim bu tarz ürünlerden uzak durun.

    Rosense - Tonik : Formülü değişmeden önce o kadar güzel bir şeydi ki bu. Şimdiki hali çok kötü, alırken bakmamıştım hep alıyordum zaten, sonra içeriğinin değiştiğini fark ettim. Bir şans verdiğimde ise yüzümü çok yaktı, emilmedi. Yazık oldu bu ürüne. Hepsi dolu ama çöpe gidecek. 

    Garnier - Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu : Son olarak beni en çok üzen ürün de bu oldu. Bunun da formülü değişti. Formülü değişmeden önce çok severek kullandım ama artık kullanmama kararı aldım. Sevdiğim miseler suları anlattığım yazımda da bahsettim bu konudan, buradan okuyabilirsiniz.


    Pure Beauty - BB Krem : Acaba kaçıncı tüp bu ya :)) Çok sevdiğim bir ten ürünü. Yaz kış, gece gündüz kullanıyorum ben bunu. En sevdiğim özelliği, yüzde homojen bir sonuç vermesi, ne parçalanıyor ne de kuruluk yapıyor. Kuru ya da normal ciltliyseniz ben çok seveceğinizi düşünüyorum. Doğru cilt bakımı ve özellikle nemli süngerle, kendi teninizmiş gibi kullanırsınız :) Renginin alt tonu da bej, yüzü çok sağlıklı gösteriyor, ten ürünlerinde alt ton benim için aşırı önemli. Baya bahsettim ama ayrıntılı yazısını da koyayım tık tık.

    Rimmel London - Match Perfection Kapatıcı : Bu da istisnasız en sevdiğim kapatıcı. Umarım uzun yıllar ülkemizden gitmez ya da marka üretmeyi falan durdurmaz. Bu kadar ince ama kapatıcı, kendini belli etmeyen bir kapatıcı henüz kullanmadım. Yazısı burada.

    Farmasi - İnkliner Eyeliner : Bu bitince ikincisini de aldım hemen. Ucu baya ince ve en ucu tiftiklenmeyip aynen kalıyor bu güzel bir özelliği bence. Uygulaması kolay. Opaklığı yerinde, akşam ben silmeden hiç akmıyor rengi azalmıyor. Baya güzel bir eyeliner.

    Wetnwild - Megaclear Şeffaf Kaş Jeli : Bu da bittikçe aldığım şeylerden biri. Bence kaşları çok iyi tarayıp, sabitliyor. Kaş ürünü olarak sadece bunu kullanıyorum zaten. Kaşlarım hem sık hem de kalın :) Yazısı için tık tık.

    Maybelline - Baby Lips Dr Rescue Just Peachy : Aşırı vasıfsız bir şey. Bir kaç kez şans verdikten sonra bitenler kutusunu boylayanlardan. Ayrıntılı yazısı burada var yine de merak ederseniz okuyabilirsiniz.

       Bitenler, bitmeden çöpe gidenler yazılarını daha sık yazmalıyım, bunları gerçekten kutunun derinliklerinden çıkardım :) Okuyucu için en faydalı yazı serilerinden kesinlikle. Umarım faydalı olmuştur.

    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
    Sevgiler♥








    Continue Reading
     

       Herkese selam, tek tek ürün incelemelerinin yanında böyle toplu tavsiye yazıları yazacağımı söylemiştim. Bu serinin ilk yazısı Uzun ve İnce telli saçlar için Nispeten Temiz İçerikli Şampuan Önerileriydi. Linki renkli kısma bıraktım. Şimdi ise miseler sulardan bahsedeceğim.
       Benim cildim kuru bir cilt, cilt bakımı yapmazsam beyaz beyaz dökülen bir cilt, hassas olduğunu söyleyemem, çok sivilce çıkarmam ya da alerjik reaksiyon göstermem ama yine de cilt bakım ürünlerinde hassas ciltler için olan serilere yönelirim. Nedeni tabii ki o serilerin içeriklerine daha çok dikkat ediliyor olması :) Bugün size bu kategoriden beş ürün önereceğim, ileride başka sevdiklerim olursa da bu yazıya ek ikinci bir yazı gelir. Unutmadan belirteyim, hangisini aldığınızı ve memnun kalıp kalmadığınızı bana mutlaka yazın :)


    1.Garnier Micellar Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu (Hassas Ciltler) 
       İlk bahsetmek istediğim, uzun zamandır kullandığım en çok satın aldığım miseler su olan Garnier. Garnier'den başlıyorum ama konu tavsiye değil bilgilendirme :( Garnier geçen aylardan itibaren formülü değiştirdi içerisine bht ekledi, hem de içerik listesinde yukarılarda. O yüzden ben almaya devam etmeyeceğim ama şimdiye kadar çok severek kullandım.  Fiyat performans dengesi şahaneydi.  Makyajımı çok güzel temizliyor, ardından cildimi daha fazla kurutmuyor, herhangi bir iritasyona, bir sivilceye sebep olmuyordu. Bht eklenmiş halini de aldım kullandım bitirdim çünkü alırken bakmamıştım. Kafamı karıştırdı açıkçası ama zararı bilinen bir koruyucu direkt yukarıya eklemeleri hoşuma gitmedi. Koruyucular cilt bakımı ürünlerinde şart tabii ki ama daha masum bir şey eklenebilirdi bence. Şu an için bu listedeki diğer ürünlerle devam edeceğim :) Çok sevdiğim ürünlerin formüllerinin değişmesine sinir oluyorum, Rosense tonik de de yaşamıştım aynı şeyi.


    2.Bioderma-Sensibio H2O
       Çok merak ettiğim bir miseler suydu, 100 mllik şişesinde kullanma fırsatım oldu. Bunu da kesinlikle sevdim ama Eski Garnier'den bir farkı yoktu o yüzden çok tercih etmedim fiyat farkından dolayı, ki hala bence pahalı daha uygun fiyatlı daha nazik miseler sular bulabildiğim sürece tercih etmem. Performans olarak listedekilerle gerçekten aynılar. İçerik olarak biraz daha iyi ama belirgin farkları yok, içerik listesini tek tek araştırdığımda içindeki sentetik içeriklerin zarar seviyeleri aynı :) Bu listede bahsedeceklerimin hepsi zaten çok benzer zararlı sentetik maddeleri içeriyor. Piyasadaki diğer ürünlere göre de baya iyiler :) Biraz daha bütçe ayırabilirim derseniz çok severek kullanırsınız. Öğrenci bütçeniz varsa da listedeki diğer miseler suları da çok severek kullanırsınız merak etmeyin :)

    3.Loreal- Miseler Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu (Hassas Ciltler)

    Bunun içerik listesi Eski Garnier'in neredeyse aynısı bu yüzden Garnier'in yerine bunu koyarak devam edebiliriz :)

    4.Diadermine-Yatıştırıcı Kusursuz Makyaj Temizleme Suyu (Hassas Ciltler)

    Bunun içeriği de temiz ve nazik. İçinde bolca gül suyu var, kokusu da gül suyuna çok benziyor, Gül suyu sever biriyseniz bunu tercih edebilirsiniz ya da kokusunu sevmiyorsanız bunu eleyin derim. Miktar olarak diğer ürünlerden daha küçük fiyatı da buna bağlı olarak daha uygun. Makyaj çıkarma performansı diğerlerine göre biraz zayıf ama yine de makyajı çıkarıyor, işe yarar bir ürün. Dediğim gibi gül suyu severler, bunu da çok severler. Bunun devamlılığından emin değilim, bulamazsak Diadermine'in hassas ciltler için olan miseler suyunu da alıp inceleyeceğim aklımda o da.

    5.Olival-Ölmez Otu Yağı içeren Misel Su
       Bu içlerinde en son keşfettiğim ve en sevdiğim. Lakin Olival Gratis'ten çekildi, doğal markalar piyasamızda tutunamıyor ya :( Bundan 3-4 yıl önce şahane markalar vardı gratis'te şimdi bir tane doğal marka kalmadı. Kimi tebrik etsem bilemiyorum, Olival gitmesin diye Gratis'e defalarca yazdım ancak olmadı. Kullandıklarım bitmeden cilt bakımı ürünü almadığım için erteledim hep almayı ve gitti. Bundan sonra doğal markalar konusunda işimi şansa bırakmicam, üzülüyorum sonra :(( Neyse miseler suyunu hala görüyorum, siz de görürseniz mutlaka alın. Bir beş ay rahat idare eder sizi, 500 ml boyutu. İçeriği bu listedekilerin en doğalı, kokusu bitki bitki şahane, makyajı da çok güzel çıkarıyor. Umarım bir müddet daha gitmez. Yurtdışında falan da görürseniz markayı gönül rahatlığıyla tercih edebilirsiniz.

       Genel olarak hepsinin ortak noktası içeriklerinin biraz daha özenli ve temiz oluşu. Yeni miseler sular da bulacağım sizin için bakalım onlar neler olacak.

    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
    Sevgiler.
    Continue Reading



       Herkese selam. Müzikle alakalı yazılarımda büyük bir Radiohead fanı olduğumdan bahsetmiştim size. En sevdiğim müzik grubu hakkında da bir şeyler yazayım bence :)
       Kendimi bildim bileli hep iyi müziğin peşinde koştum. Çocukken bile bir müzik zevkim vardı, ben de şaşırıyorum bazen nasıl olabilir diye :) En büyük zevklerimdendi hep güzel müzikler keşfedip, saatlerce onları dinlemek. Lisedeyken de bolca müzik paylaşımları yaptığım bir blogum vardı Tumblr'da. O dönemler Alternatif müzik ve İndie severdim en çok, hala da öyle. Dünya üzerinde ne kadar alternatif müzik yapan insan varsa hepsini bulup dinlemeyi amaçlamıştım ve neleri kimleri buluyordum, çokça hiti olan da bir blogdu :) Ben blogumda bahsettikten ve paylaştıktan sonra Radio Eksen'de falan duymaya başlardım. Ben onlardan daha erken buluyordum yani, şu an hala o zamanlarda keşfettiğim insanları dinlerim.


    Radiohead o zamanlar bulduğum bir grup değil ama, Radiohead kadar güzel bir grup bulduktan sonra bu işlere başlamıştım. Bir şeyleri kaçırıyorum gibi gelmişti ve daha da neler var diye bir kolaçan etmek istemişim herhalde :) Ve açıkça söylemem gerekirse daha iyisini bulamadım. Dünya üzerindeki çoğu insan da benimle aynı fikirde.
       Radiohead benim için o kadar değerli ki, beraber çok zaman, dönem geçirdik. Seksen yaşında bir insan olduğum zaman da Radiohead dinleyeceğime eminim. Çünkü çok başka bir tat veriyor, asla eskimiyor, her seferinde içinizden farklı ve güzel hisler ortaya çıkarıyor. Sanki neden hayatta olduğumu hatırlatıyor her seferinde.


       Albümlerini baştan sona dinleyebildiğim tek grup Radiohead, albüm dinlemeyi her albümde farklı bir şey bulmayı da onlardan öğrendim. Radiohead'in her albümü, her şarkısı, Thom Yorke'un Radiohead dışında yaptığı müzikler, yan grubu olan Atoms for Peace, hepsini dinledim, dinliyorum. En sevdiğim şarkıları seçemiyorum mesela, ancak bir albüm seçebilirim, o da İn Rainbows. İn Rainbows'u bir milyon kez dinlemişsem hemen ikinci favorim olan Ok Computer albümünü 999.999 kez dinlemişimdir. En sevdiğimle diğer albümleri arasında öyle çok fark yok ama o biraz sıyrılıyor diğerlerine göre :) Bir insanın kendini  bu kadar ait hissettiği bir müziği bulması, bence inanılmaz bir şey.

       Buraya tek tek en sevdiğim şarkıları yazmaya kalksam, kalkamam bile o kadar çok ki, beğendiğim sevdiğim o kadar şey var ki, buraya bir kaç şarkı koyacağım sadece. Sadece bunlar güzel değil, 93'ten beri çıkardıkları her şarkı çok güzel. En sevdiğim Radiohead şarkısı hangisi diye düşünüyorum, aklımdan yirmiye yakın şarkı geçiyor en iyilerde bile, seçmem imkansız. Ben bu saatten sonra da Thom Yorke ne yapsa dinlerim.


       Buraya ilk olarak, Thom Yorke'un en son yayınlanan canlı kayıtlarını koyucam. Çünkü çok yeniler ve şu canlı performansların tadı benim için çok başka şu anda. Thom Yorke'dan ne dinleyebilirsek kardır artık, dahi yaşlanmaya başladı çünkü :( Bir de albüm kaydı ile canlı performansı bu kadar aynı olan başka bir grup, insan da yok. Bu yazıyı yazarken de bunları dinliyorum. Yaklaşık on yıldır şu adamın yaşlanışına da birebir şahit olduğum için de kendimi çok şanslı hissediyorum.

      Thom Yorke- Suspiria Soundtrack Album (2018)-Suspirium


    Thom Yorke- Suspiria Soundtrack album (2018)-Unmade



    Thom Yorke-Suspiria Soundtrack Album (2018)-Open Again


    Radiohead-The King of Limbs album (2011) -Bloom




       Biraz şeyden de bahsetmem gerek, Radiohead, Thom Yorke canım sıkıldı bir şeyler dinleyeyim ya da alttan çalsın ben işimi yapayım anlarında dinlenebilecek bir grup değil. Bir sorgulama haline sokuyor sizi, dertlendiriyor ama kendimi beslemek istediğim zamanlarda, yaratıcılığımın düştüğünü hissettiğim, kötü hissettiğim zamanlarda bana çok iyi geliyor. Bir şeyleri hatırlamamı sağlıyor. Radiohead şarkı yapmaya devam ettikçe kendimi güvende hissedicem, 2016 yılında çıkardıkları A Moon Shaped Pool albümüyle fark ettim ben de bu hissi. Şu şarkı ve şu video nedir? Nasıl böyle bir şey yapılabilir? Bir müzikle nasıl her şey anlatılabilir? İnsan olmakla alakalı ''her şey''.

    Radiohead- A Moon Shaped Pool Album (2016) - Daydreaming


       Radiohead dünya çapında kendini kanıtlamış bir grup, iyi film ya da dizilerde de onları duymak mümkün. No Surprises'ı illaki bir filmde duymuşsunuzdur. 

    Radiohead- Ok Computer Album (1997)-No Surprises


       Şunları da koymazsam olmaz diye diye içimden yazıyı bitiremedim :) Reckoner de ilk onda vardır benim için, en çok şu şarkının canlı performansını dinleyince şaşırmıştım çünkü çok farklı sesler var şarkıda, elektronik ortamda eklenmiştir diye düşünmüştüm bizzat kendileri çalıyorlarmış. Burada daha gençler :) 
    Radiohead- İn Rainbows Album (2007)-Reckoner


    Daha fazla şarkı koymak istiyorum ama sonu gelmiyor. Fangirllüğümü de yaptığıma göre, şaka bir yana bu değeri kaçırmamanızı tavsiye ederim ama her kafanın alabileceği bir müzik değil. Keşke olsaydı, eminim dünya daha güzel bir yer olurdu.

    Sevgiler♥
    Continue Reading
     

       Selam, bugün bir hevesle aldığım ama hiç memnun kalmadığım maskarayı anlatayım. Eski makyaj severlerdenseniz, ülkemizde olmadığı için, bu maskarayı uzaktan sevip merak etmişsinizdir siz de benim gibi. Yıllardır hep çok tatlı buldum ve merak ettim sonra şans eseri a101'de gördüm ve aldım, şu küçük marketler şaşırtabiliyor bazen bizi :)


       Maybelline Great Lash maskaranın fırçası kıl bir fırça ve fırça matkap ucu gibi, makyaj ve matkap da ne alakaysa betimlemelerim şahane gerçekten. Yani, kıllarının aralarında belirgin boşluklar var ve bence bu sebepten her kirpiği kavrayamıyor. Kirpikleri sadece boyayan ve biraz belirginleştiren maskaralardan. Hacim etkisi hiç yok nerdeyse. Bir de kirpikleri aynı hizada tutamıyor, bazıları aşağıda bazıları yukarıda belirginleşmiş olarak kalıyor, dağınık bir kirpik görüntüsü oluşturuyor bu da benim hiç sevmediğim bir görüntüdür. Aynı hizada, muntazam kirpikler severim, ve hacim vermeyen maskaraya maskara da demem :) Dökülme yapmıyor, kolay çıkıyor oraları güzel.


       Maybelline Great Lash maskaraya hiç elim gitmiyor makyaj yaparken, bir şans daha vereyim ya dediğimde hep beni pişman ediyor. Bu maskara ara sira a101 lere gelebiliyor ve fiyati 15 tl oluyor. İnternette de var ama biraz daha fazla fiyati ve guzel bir maskara olmadigi icin ben takipcilerime tavsiye etmem. Yine de denemek isterseniz a101'de gordugunuz zaman denemenizi tavsiye ederim. Çok gençseniz çok hafif maskaralar istiyorsanız size yakışabilir, tipi dolayısıyla yine bir şans verebilirsiniz belki ama kirpikte hacim ve uzatma etkisini çok seven, risksiz sizi pişman etmeyecek maskaralara alışmışsanız bu size tırt gelir :) Hiç bulaşmayın bence. Favori maskarama ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz mesela. 
    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
    Sevgiler♥

    Continue Reading
       


       Bu yazıyla birlikte toplu önerilerime başlıyorum artık. Neleri sevdiğim, kullandığım toplu halde blogda dursun, bence sizin için daha faydalı olur. Uzun ve ince telli saçlar için şampuan önerilerime başlamadan önce saç tipimden bahsediyim, uzun ve ince telli diyormuşum :))) O öyle belli ki, onun haricinde saçlarımda hiç bir işlem yok ve doğal halinde düz saçlarım var. Diğer saç tipleri de sevebilirler tabii ki, ama seçtiğim şampuanların ortak noktası şeffaf şampuanlar olmaları, yani yapıları hafif, bu yüzden saçta birikme yapmıyor ve saç tellerini ağırlaştırmıyorlar, böylece de saçları söndürmüyorlar. 

       Saçlarımı da genelde bir gün yıkıyorum bir gün yıkamıyorum, iki güne bir yıkıyorum yani bu da saçlarıma iyi geliyor. Üç gün yıkamasam da saçlarım aşırı yağlanmıyor bazen de saçımın kendi yağıyla beslenmesine izin veriyorum ancak kendimi rahat hissetmediğim için en güzeli iki güne bir yıkamak :) Bir de, bir şişe birini kullanıp bitirdiysem, hemen başka birine geçiyorum çünkü nedenini bilmesem de hep aynı şampuanla yıkarsam da saçlarım donuklaşıyormuş gibi hissediyorum :)) Şimdi geçelim neler kullandığıma.




    1-Otacı - 10 Bitki Özlü Canlandırıcı Şampuan 
       İlk olarak tabii ki Otacının 10 Bitkili şampuanından bahsedicem çünkü blogumu açtığımdan beri hep alıyorum bunu. İçerik listesi güzel, tahriş edebilecek içerikler az. 10 bitki özü içeriyor ve bu bitkiler saça çok iyi gelen bitkiler. Saçlarımı çok güzel temizliyor, asla ürün kalıntısı bırakmıyor (ince telli saçlara sahip olanlar için en en önemlisi bu) kalıntı bırakmadığı için de ertesi gün saçlarım yağlanmaya başlamıyor. Saçım kepeklenmiyor çünkü saç diplerime de iyi geliyor. Saçım ultra hafif ve temiz oluyor ve çok ferah kokuyor, ben daha ne isteyeyim. Bu şampuan hakkında detaylı blog yazım burada, daha detaylı yorumlarımı okumak isterseniz tıklayabilirsiniz.


    2-Farmasi - Botanics Serisi
       Bu şampuan da şeffaf şampuanlardan, yine içerik listesinde cildi tahriş edebilecek içerikler daha az, sls içeriyor ama tek çeşit mesela bunlar benim için sorun değil. Saçı besleyecek içerikler de içeriyorlar. Saçlarım yine ultra hafif ve temiz oluyor. Kalıntı bırakmıyor, saçlarım geç yağlanmaya başlıyor. Kepek sorunu yapmıyor. Bunları da hep almaya devam ederim. Seride üç şampuan var ve içerikleri neredeyse aynı o yüzden bence hangisini aldığınızın bir önemi yok ama siz yine de saç tipinize göre seçersiniz. Sizde benim gibi üye olup, kendiniz satın alabilirsiniz.



    3-İnecto - Hindistan Cevizli Şampuan
       Bu da hep satın aldığım şampuanlar arasında, bunun ilk ikisinden bir farkı var ama benim için. Bunu ihtiyaca yönelik alıyorum, her zaman kullanmıyorum. O dönem saçlarımı kuru hissediyorsam bu şampuana geçiyorum. Yine içerik listesi basit, sentetik içerik miktarı az, organik hindistan cevizi yağı içeriyor. Saçlarımın kuruluğuna çok iyi geliyor, yukarıdakilere göre biraz daha çabuk saçlarımı söndürebiliyor ama tel tel gözüken ve kuru saçlarımı güzel yatıştırıyor. Bu şampuandan sonra bir de saç kremi kullanırsam saçlarımdaki kuruluk anında gidiyor. Kuruluğumu kontrol altına aldıysam ve bunu kullanıyorsam saç kremi uygulamayarak dengeliyorum genelde. Saçlarımın çabuk sönmesini istemiyorum çünkü :) Saçlarımın kuru olduğu dönem aldığım şampuan da bu, dediğim gibi. 



       Bu yazımda en çok kullandığım üç şampuandan bahsettim size. Saç bakımı benim için şampuan ve saç kreminden ibaret, başka harici hiç bir ürün kullanmıyorum. Saç Kremi de yılda iki kez aldığım ve anca bitirebildiğim bir ürün, kullanmak istediğim zaman sadece fındık büyüklüğünde almam yeterli oluyor. Uzun süre gittiği için ve faydasını çok gördüğüm bir ürün olduğu için de canım ne isterse onu alıyorum, biraz daha fazla para verebiliyorum :) Şu anda Yves Rocher'nin İnce telli saçlar için olan Volume serisindeki saç kremini kullanıyorum ve çok memnunum. Ondan önce Bioblass'ın Organic Oils Serisindeki Sarımsaklı Bakım kremini kullandım, onu da çok sevmiştim. İkisini de tavsiye ederim. Yeni beğendiğim saç ürünleri buldukça da bu serinin ikincisini eklerim bloga, umarım faydalı olmuştur.

    Bir de son olarak bahsetmek istediğim konu, az miktarda ürün kullanmak. Saçları banyodayken bir kez şampuanlamak, az miktarda krem kullanmak gibi, az ürün tüketmek çevre ve dünya için yapabileceğimiz en güzel şey. Hesaplı olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim. Noo poo'ya kadar gidemem, bir şeyler kullanmayı kendime bakmayı seviyorum ama hiç yoktan, az tüketmeyi önemsiyorum ve öyle de yapıyorum. Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Merak ettiğiniz her şeyi aşağıda sorabilirsiniz. Başka hangi kategorileri toplu olarak görmek istersiniz, onu da yazarsanız çok sevinirim.


    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere
    Sevgiler
    Continue Reading
     

       Geçen yıllarda yazdığım listeler en çok okunan yazılarım arasında, müzik zevkimi sevdiğinizi düşünüyorum bu yüzden en çok dinlediklerimi dönem dönem eklemek istiyorum buraya. Üzerinden zaman geçince tekrar o yazıyı açıp o dönem sevdiğim şarkıları dinlemek bana da çok iyi hissettiriyor.  Özellikle arabada dinlemek için de şahane listeler, indirip ya da Spotify'a ekleyerek her yerde dinleyebilirsiniz.


    Nathan Goshen - Thinking About It 

    Sweekuh - How We Do (ft. Cosmos & Creature)

    Kadebostany - Mind if I Stay

    Oscar and the Wolf - Breathing

    Hailee Steinfeld, Grey - Starving ft. Zedd

    Camila Cabello - Real Friends

    Bazzi - Mine

    Yüzyüzeyken Konuşuruz - Dinle Beni Bi'

    LSD - Genius ft. Sia, Diplo, Labrinth

    Oscar And The Wolf - Fever

    Sia - Big Girls Cry

    Yuzyuzeyken Konusuruz - Sandal

    Claptone - Under The Moon feat. Nathan Nicholson

    Sia - I'm Still Here

    Gökhan Türkmen-Lafügüzaf

    Hozier - Someone New

    Zedd, Alessia Cara - Stay

    Shawn Mendes - There's Nothing Holdin' Me Back

    The Weeknd - I Feel It Coming ft. Daft Punk

    LSD - Thunderclouds ft. Sia, Diplo, Labrinth

    Remix versiyonunu koyduklarımın orijinal hallerini de dinlemenizi tavsiye ederim. Bazen elektronik müzikle harmanlanmış hallerini daha çok seviyorum ama orijinal hallerinin yeri ayrı.

    Kadebostany - Save Me (Ash Remix)

    Kadebostany - Castle in the Snow (Dj Amice Remix)

    Lykke Li – I Follow Rivers (The Magician Remix)


       Ve bir tane de Radiohead şarkısı, bu şarkı sanırım beni yükselten tek Radiohead şarkısı bu yüzden listede kendisine de yer verdim. Bildiğiniz gibi bu listeler daha çok enerji yükseltecek listeler :)  Radiohead dinlememek benim için bir başarı şu an, şarkıları çok güzel ama sizi aşırı düşündüren ve düşüren şarkılar o yüzden her zaman dinlenmezler, yerleri çok ayrı :) En sevdiğim Radiohead şarkılarının olduğu liste de gelecek :) 


    Radiohead - 15 Step





    (Şarkıların üzerine tıklayıp dinleyebilirsiniz)

    Önceki Listelerim↴


    Enerjinizi yükseltecek 17 şarkı önerisi

    İnsanı Salt Sevgiye Götüren Şarkılar | James Blunt

    Keyifli dinlemeler.
    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.

    Continue Reading

    Herkese merhaba, Farmasi'den her ay olmasa da arada bir şeyler alıyorum, aldığım zamanlar burada sizinle de paylaşayım istedim. İnstagram'da paylaşsam da oradaki okuyucularımla burada okuyucularım farklı, blogda da dursun :) Eylül'de aldıklarımla başlayayım. Eylül ayında üç ürün almışım, hepsini de şu an kullanıyorum o yüzden deneyimlerimi de paylaşabilirim. Ayrıca üye olup kendi alışverişinizi kendiniz yapmak isterseniz de (benim gibi) aşağı link bıraktım.


    Dr. C.Tuna - Beyazlatıcı Krem : Bu kremi çok yakın bir arkadaşımın merakı üzerine aldık aslında. O deniyorken ben de deneyeyim dedim. Krem güneş lekelerini azaltmayı, cilt tonunu dengelemeyi ve beyazlatmayı vaadediyor. Multivitaminler içerir diyor. Aslında bu krem tam yaz sonu kullanmalık bir krem, doğru zamanda almışız bence :) Deneyimlerime geçersek, benim rahatsız olduğum güneş lekelerim yok ama çillerim var, yazları da baya çoğalıyorlar. Çillerimin görünümünü %50 azalttı diyebilirim, belki daha da fazla, güneş lekelerinde ben etkisini gördüm. Kremi kullanmayı bıraktığımda ve güneş yüzünü göstermeye başladığında tekrar çıkarlar nasıl olsa çünkü ben onları baya seviyorum kalıcı kaybolsunlar istemem :)

     Bronzluğunuzu da açmaya yardımcı, içinde yüksek oranda sitrik asit var, cilt tonumu bence biraz açtı, biraz beyazlaşma söz konusu ama çok büyük bir fark değil bu. Kremin içeriğinde titanium dioksit var, uva uvb filtresi var yani, güneşe karşı da cildi koruyor ki güneş lekelerini kontrol altına alabilin ama ben üzerine yine de bir güneş koruyucu uyguluyorum dışarı çıkacaksam. Çünkü güneşe maruz kalırsanız bir işe yaramayacaktır.

    Kremin nem vermesini başta baya sevmiştim ama bir ayı geçti artık kullanmaya başlayalı şu an yeterli gelmiyor gibi hissediyorum. Bitince ben tekrar almam çünkü çillerim hariç sevmediğim güneş lekelerim yok, ama yüzünde güneş lekeleri olan ve bunları kontrol altına almak ya da azaltmak isteyenlere, brozluğunu açmak isteyenlere öneririm :) Bu krem hakkında içeriğini incelediğim daha ayrıntılı bir yazı yazar mıyım bilmiyorum, Farmasi'den aldıklarımı bu tarz bir seride birleştirmek daha mantıklı geldi bana. İsterseniz yazın ama yine de. Görselde gördüğünüz gibi içeriği pek temiz değil, bu konuda kararı size bırakıyorum.


    Dr C.Tuna - Çay Ağacı Yağı SOS Serum : Bu, alışverişimdeki en sevdiğim ürün oldu. Aktif sivilcelerimi bir gecede baya söndürüyor, ikinci gün yok ediyor neredeyse. Ayrıca alnımda, iki kaşımın ortasına doğru, çenemde, minik pütürler oluyor bazen, minik minik sivilceler gibi, en çok onların üzerinde etkili olduğunu gördüm ve çok sevindim :) Hep elimin altında olsun isterim, çay ağacı yağı başka markalarda da var, çok seyreltilmiş olmadığı sürece, onlar da işe yarar bence.


    Farmasi - Botanics Ginsengli Şampuan - Farmasinin diğer şampuanlarını denemedim önce bu seriyi denemek istedim, çünkü bu serideki şampuanların yapısı şeffaf. İnce telli saçlarınınız varsa, şampuanı saçınızdan arındıramadığınızı düşünüyorsanız şampuanınızın şeffaf olmasına dikkat edin. İçinde tek çeşit sls var ve basit bir içeriğe sahipler, besleyici proteinler de var içinde. Saç kremimin bittiği dönem, tek başına bile saçlarımın kuruluğunu almıştı. Saçlarımı tertemiz ve hafif yapıyor :) Çok da güzel kokuyor.

    Ben saçlarımı gün aşırı yıkıyorum, arada üç güne çıkarsam bile çok sorun olmuyor, benim bir şampuandan beklentimde bu zaten. Kesinlikle saçlarınızı her gün yıkamayın, saçı besleyen şey kendi salgıladığı yağ, biraz saçınızın kendi kendine kalmasına izin verin :) Çok fazla saç ürünü kullanıyorsanız bir günde bile saçınız ağırlaşacaktır ne yazık ki, ben duştan sonra saçıma hiç bir ürün kullanmadığım için saçım yağlanmıyor zaten. Botanics serisinden şampuan almaya devam ederim bundan sonra, baya sevdim.

    Benim Eylül ayında Farmasi'den aldıklarım bunlardı.  Ben üye olarak kendi alışverişimi kendim yapıyorum, çok daha kolay bu şekilde. Siz de üye olup, kendi alışverişinizi kendiniz yapmak isterseniz aşağıdaki linkten üye olabilirsiniz. Sistem gayet basit, online alışverişte ne yapıyorsanız aynısı. İsterseniz çevrenize satış da yapabilirsiniz. Ayrıca merak ettiklerinizi instagram dm'den sorabilirsiniz.

    ÜYE OLMAK İÇİN TIKLAYIN

    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere.
    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Sevgiler.





    Continue Reading

       Herkese selam, bugün çok merak edilen ten ürünlerinden biri olan Farmasi CC Krem ile olan deneyimlerimi anlatayım. Farmasi CC Krem'i yazdan beri deneyimliyorum bendeki rengi en açık rengi olan light to medium. Biliyorsunuz ki günlük olarak sadece bb ve cc kremleri kullanıyorum, kullandığım ten ürünü yüzümün rengini eşitlesin, canlı ve sağlıklı göstersin istiyorum. Zaten kuru ciltli olduğum için ve kalın yapılı ürünlerden kesinlikle hoşlanmadığım için, yapısının da nemli bitişli asla pudralaşmayan yüzüme çok iyi oturan ve sabitlenen bir yapıda olması lazım. Bu sebepten de Farmasi'den ten ürünü alırken cc kremini tercih ettim. Şimdi gelelim fikirlerime


       Bugün eskisi gibi ewg skin deep'ten içerik analizi yaparak başlamak istedim. Farmasi CC Kremin içindekileri tek tek sisteme yazdım ve içeriğinin gerçekten temiz olduğunu gördüm. Sistem kimyasalları 1 ile 10 arasında derecelendiriyor, içindekilerin çoğu 1 ile 3 aralığında derecelendirilmiş, bir tane 4 ile karşılaştım sadece. Bu konuda benden tam not aldı.


       Benim için önemli olan ikinci konu da yüzümle bütünleşmesi ve sağlıklı görünüme ulaştırması. Bu konuda Farmasi CC Kremi ne yazık ki sevemedim. Öncelikle rengiyle anlaşamadım, turuncu-pembe alttonlu bir rengi var. Elime aldığımda başta bu renk hiç olmaz diyorum ama yüzüme dağıttıkça rengi biraz da olsa ciltle bütünleşiyor ama yine de yüzüm benim sevdiğim doğal alttonundan ziyade turuncu-bronz duruyor. Beyaz tenli de değilim ten rengim açık buğday, buna rağmen en açık rengi bile koyu kalıyor.



       Farmasi CC Krem ile, daha dinlenmiş, renk eşitsizliği gitmiş bir yüzdense, turuncumsu sıcak bir renkte çok da bir yeri eşitlenmemiş bir yüz elde ediyorum. Elimle, fırçayla süngerle her şekilde deneyimledim ama kızarıklıklarımı güzel kapatmadı. Burun kenarı ağız çevresi gibi kıvrımlı, çizgilenmeye müsait yerlerde homojen bir sonuç alamadım. Belli bir süre sonra da çizgilere doldu. Yine de almışken yarısına bari gelmek için ve blogda fikirlerimi yazabilmek için yazdan beri ten ürünü olarak çoğunlukla bunu kulandım, çokça şans verdim.

       Diğer bir sevmediğim yönüyse,  makyajımı yaptıktan iki üç saat sonra yüzümün bazı yerlerinde ürün parçalanıyor ve pul pul duruyor. Günün sonuna doğruysa yüzümde o parçalanmalar iyice belli oluyor. Aslında ürünün yapısı çok nemli, zaten içerisinde de çeşitli yağlar var ama neden yüzümde o ıslak etkiyi alamıyorum ve yüzüm bir kaç saat sonra kurumaya  başlıyor bunun sebebini anlamadım. Sevdiğim diğer ten ürünlerinde böyle bir sorun yaşamadığım için bu cc kremi sevemedim. Kalıcılık olarak dediğim gibi gün sonuna kadar beni idare etmedi, gün içinde bile cildimde sevmediğim görüntülere sebep oldu. Acilen en sevdiğim bb kremi tekrar satın almam lazım, yaz başından beri bunu kullanıcam diye almadım çünkü elimde sevdiğim bir ten ürünü varken sevmediklerimi kullanmak istemiyorum :) Üç Dört kez kullanmayla da buraya yorum yazamam neyse artık alabilirim :)


       Farmasi CC Krem'i çoğunuzun kullandığını, deneyimlediğini de biliyorum sizin yorumlarınızı da çok merak ediyorum. Aynı problemleri yaşayanlarınız var mı? Ya da siz beğendiyseniz hangi yönlerini sevdiniz aşağıda yazarsanız çok sevinirim. BB Krem'inin testerı var elimde bir de onu deneyeyim ama o zaten pudra bitişli olduğunu söylediği için onunla hiç anlaşamam bence. Yorumlara en sevdiğiniz bb ve cc kremleri yazar mısınız ya, belki kendime yeni bir bb krem bulurum :)
    Bir sonraki yazımda görüşmek üzere
    Beni İnstagram'dan da takip etmeyi unutmayın.
    Sevgiler!

    Continue Reading
    Newer
    Stories
    Older
    Stories

    About Me

    About Me
    Tuba 24 Turkey

    Follow Me

    • pinterest
    • instagram

    Blog'da Neler Var?

    • Ana Sayfa
    • Cilt Bakımı
    • Makyaj
    • Saç Bakımı
    • Favoriler
    • Alışveriş
    • Bitenler
    • Dizi Önerileri

    Bu Blogda Ara


    İzleyiciler

    En Çok Okunanlar

    • Dalan d'Olive | Nemlendirici Bakım Kremi ( Body Butter )
    • Favori Rujum | Pastel Nude 536
    • Alışveriş #2
    • Blog Destek Grubu
    • Daimi Favorilerim | Renkli Kozmetik #1
    • Benim Olun Lütfen | Mango Yeni Sezon Sonbahar-Kış 2016
    • Favori Maskaram | Maybelline - The Falsies Volume Express Black Drama
    • İnecto Naturals | Hindistan Cevizli Vücut Losyonu
    • Rimmel London | Match Perfection Kapatıcı
    • Nivea | Pure&Natural Nemlendirici Gündüz Kremi

    Google +

    Fotoğrafım
    Minimal Bakım
    Profilimin tamamını görüntüle

    En Yeniler


    Blog Archive

    • ▼  2019 (10)
      • ▼  Haziran 2019 (1)
        • Alterra | Üzüm ve Beyaz Çaylı Göz Kremi
      • ►  Mayıs 2019 (2)
      • ►  Nisan 2019 (2)
      • ►  Mart 2019 (4)
      • ►  Ocak 2019 (1)
    • ►  2018 (16)
      • ►  Aralık 2018 (1)
      • ►  Kasım 2018 (2)
      • ►  Ekim 2018 (2)
      • ►  Eylül 2018 (2)
      • ►  Haziran 2018 (1)
      • ►  Mayıs 2018 (2)
      • ►  Nisan 2018 (1)
      • ►  Şubat 2018 (1)
      • ►  Ocak 2018 (4)
    • ►  2017 (29)
      • ►  Aralık 2017 (1)
      • ►  Ağustos 2017 (10)
      • ►  Temmuz 2017 (10)
      • ►  Mayıs 2017 (1)
      • ►  Nisan 2017 (1)
      • ►  Şubat 2017 (1)
      • ►  Ocak 2017 (5)
    • ►  2016 (32)
      • ►  Aralık 2016 (3)
      • ►  Kasım 2016 (2)
      • ►  Ekim 2016 (5)
      • ►  Eylül 2016 (1)
      • ►  Mayıs 2016 (1)
      • ►  Nisan 2016 (1)
      • ►  Mart 2016 (3)
      • ►  Şubat 2016 (7)
      • ►  Ocak 2016 (9)
    • ►  2015 (3)
      • ►  Aralık 2015 (2)
      • ►  Kasım 2015 (1)

    Bana Yazın!

    Ad

    E-posta *

    Mesaj *

    Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

    Bumerang - Yazarkafe

    Created with by BeautyTemplates | Distributed By Gooyaabi Templates

    Back to top